Üniversitemiz Deniz Canlıları Müzesi'nde Notaların Kültürel Yolculuğu Konuşuldu

Üniversitemiz Su Ürünleri Fakültesi Deniz Canlıları Müzesi’nde gerçekleştirilen “Müze Sohbetleri – 11” etkinliği, müziğin kültürler arası bağ kurma gücünü çok yönlü bir perspektifle ele alan zengin bir içerikle katılımcılarla buluştu.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Deniz Ayas; bu tür buluşmaların yalnızca akademik açıdan değil, kültürel etkileşimi güçlendiren önemli platformlar olmaları bakımından da büyük değer taşıdığını vurgulayarak, müzenin yaşayan bir bilim ve kültür alanı olarak toplumla buluşmasının önemine dikkat çekti.

Thereminin Sihirli Dünyası ve Temassız Müzik

Gazeteci ve TEREM Kültür Platformu Kurucusu Aliona Palazhchenko’nun konuk olduğu söyleşide, Rus müzik tarihinin farklı dönemlerine ait önemli sanatçılar üzerinden kapsamlı bir anlatım gerçekleştirildi.

Temassız elektronik müzik aleti “theremin”in geliştirilme sürecine özel olarak değinilen etkinlikte; bu enstrümanın Rus fizikçi Lev Sergeyevich Termen (yaygın adıyla Léon Theremin) tarafından icat edildiği ve müzik tarihinde çığır açan bir yenilik olduğu vurgulandı. Katılımcılara, thereminin insan eli ile temas olmadan, yalnızca elektromanyetik alanlar aracılığıyla çalınabilen nadir enstrümanlardan biri olduğu anlatıldı. Ayrıca Termen’in torunu Peter Theremin’in günümüzde bu enstrümanı dünya genelinde tanıttığı, Türkiye dâhil birçok ülkede konserler vererek theremin kültürünü yaşattığı ve yeni kuşaklara aktardığı ifade edildi.

Klasik Müzikten Modern Operaya Unutulmaz İsimler

Söyleşinin devamında Pyotr Ilyich Tchaikovsky ve Sergei Rachmaninoff gibi klasik müziğin evrensel bestecilerinin eserleri üzerinden Rus müzik geleneğinin derinliği ve duygusal yapısı aktarılırken, Dmitri Hvorostovsky’nin sahne performansları üzerinden opera sanatının modern temsil biçimleri değerlendirildi.

Söyleşinin duygu yüklü bölümlerinden birinde, kanser nedeniyle yaşamını yitiren Hvorostovsky’nin yaşam öyküsüne de özel olarak değinildi. Babasının, ünlü baritonun sanat yaşamını ve kişiliğini anlattığı video gösterimi izleyiciler üzerinde derin bir etki bırakırken; sanatçının yalnızca güçlü sesiyle değil, insani yönü ve yaşam mücadelesiyle de hafızalarda yer ettiği vurgulandı.

Rus Rock Müziği ve Kültürel Köprüler

Söyleşinin bir diğer önemli bölümünde ise Piknik grubu özelinde Rus rock müziğinin gelişimi ele alındı. 1970’li yılların sonlarında kurulan ve Sovyet sonrası dönemde de etkisini sürdüren grubun; deneysel müzik anlayışı, sahne estetiği ve felsefi derinliği olan şarkı sözleriyle yalnızca bir müzik topluluğu değil, çok katmanlı bir sanat üretim alanı sunduğu ifade edildi. Bu çerçevede Rus rock müziğinin, toplumsal dönüşüm süreçlerinde bireysel ifade alanı oluşturmadaki rolü de tartışıldı.

Ankara’da faaliyet gösteren Rus Müzik Müzesi’nde yürütülen çalışmalara ve kültürel etkileşim projelerine dair detaylı bilgilerin de paylaşıldığı programda, bu tür girişimlerin Türkiye ile Rusya arasında güçlü bir kültürel köprü kurduğu belirtildi.

Etkinlik boyunca müziğin yalnızca estetik bir üretim değil; toplumsal hafıza, kimlik ve kültürel diplomasi açısından güçlü bir araç olduğu vurgulanırken, farklı dönem ve türlerden sanatçıların ortak bir anlatı içinde ele alınması katılımcılara bütüncül bir perspektif sundu.

Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü

2026-03-30 17:04:34
164